Hatay

Tıbbi Aromatik Bitkiler

Teşhir, Sergi ve Eğitim Merkezi

Merkezimiz

Hatay, tarihi ve kültürel değerleri kadar doğal zenginlikleri ile de gözde bir ilimizdir. Hatay doğalında bu güne kadar 2.000’den fazla farklı bitki türü tespit edilmiştir. Bunlardan 300 kadarı endemiktir. Yani buraya özgüdür. Türkiye’de bulunan yaklaşık 10.000 bitki türünün 3.300 kadarının endemik olduğu düşünüldüğünde, ülkemizdeki endemik türlerin yaklaşık %10’u ilimizde yetişmektedir.


TERAS

Sıradan bir bitkinin dahi ayrıntılarına inildiğinde, onda gizlenen sırlara hayran olmamak elde değildir. Tohum, yaprak, çiçek ve meyveden oluşan muhteşem dönüşüm ve bu dönüşüm esnasında oluşan müthiş ahenk ve hepsinden önemlisi tüm bunların insana hizmet için adanmışlığı muhteşemdir. Renkler, şekiller ve içerdikleri kimyasallarla her biri başka bir hazine olan bu zenginlik, Hatay’ın toplumsal yapısı gibi çok renkli, çok sesli bir bütün oluşturur. Aynı topraktan, aynı sudan beslenen ve insana hizmet için birbirini tamamlamaktan başka bir amacı olmayan bu çeşitlilik, dağlara ovalara işlenen bir mozaik gibi her sene önümüze yeniden serilir.

İşte burada Hatay’a özgü türlerden sizler için seçtiğimiz 210 ayrı bitkinin yakın plan fotoğrafları bulunmaktadır. Gördüğünüz gibi her biri ayrı bir dünya, ayrı bir alem... Renkleri, şekilleri, duruşları ayrı ayrı... Bazıları birbirine çok benziyor gibi görünse de ayrıntılarına indiğinizde farkı hemen fark ediliyor... Bu çiçekler dünyanın başka yerlerinde de bulunabilir. Ama ana hatları ile aynı gibi görünseler de dikkatle baktığınızda bazı yapısal farklılıkları sizler de görebilirsiniz.

Burada Hatay için endemik türlerden olan Amonos Peygamber Çiçeği, Antakya Peygember Çiçeği, Sarıbaş Otu, Gıcı, Kedi Gözü, Yaban Faresi, Sultan Nevruzu, Helva Kökü gibi yakın plan fotoğraflarıyla sergilenmektedir.

Bu müzeyi kurma amaçlarımızdan biri de insanların dikkatini çevremizdeki güzelliklere çekebilmek... Şu anda bir dosya kağıdı büyüklüğünde gördüğünüz çiçeklerin doğadaki asılları bir kaç cm.’dir. Demek ki çevremize dikkatle bakabilirsek ne kadar büyük bir hazineye sahip olduğumuzu görebiliriz. Demek ki mutlu olmak için yüzlerce nedenimiz var...


Şekilleri, kokuları, taşıdıkları kimyasalları ve daha henüz bilemediğimiz nice sırları ile bu çiçekler, hayatımızın bir parçasıdır.

Tarih boyunca tıp ilminin en çok kullandığı hammaddelerin başında doğanın bize sunduğu bitkiler ve çiçekler en başta yer almaktadır.

Bulunduğumuz oda aromalı bitkilerden oluşmaktadır. Biz bu bitkilere kokulu bitkiler ya da ıtri bitkiler de diyoruz. Her biri Hatay’ın farklı bölgelerinden toplanıp kurutularak kavanozlar içerisine yerleştirilerek sizlere sunulmuştur. Bu odadaki bitkiler genelde koku verici olup kozmetik ve parfümeri sanayinde kullanılmaktadır. Bu bitkilerin insan sağlığını olumlu veya olumsuz etkileme özellikleri de bulunduğundan doktor kontrolünde kullanılmalıdır.

Tıbbi ve aromatik bitkilerin tedavi edici özellikleri kullanılarak üretilen ürünlerle önemli bir ticari sektör meydana gelmiştir.

Her gün biraz daha da gelişen bu sektör, modern üretim araçları ve kültür üretimlerinin yaygınlaşması ile her gün büyümekte ve çeşitlenmektedir.

Bu oda daha çok tıbbi özellik gösteren bitkilerden oluşmaktadır. Eczacılık ve ilaç sanayisinde kullanımları çok yaygındır. Ayrıca günümüzde alternatif tıp ve modern tıpta da yaygın olarak bu bitkilerden yararlanılmaktadır. Bu odadaki bitkilerin her birinin farklı dertlere şifası bulunmaktadır.

Örneğin; Zakkum, egzama, romatizma tedavisinde kullanılmaktadır. Kan akışını ve kalp atımını arttırıcı özelliğe sahiptir. Doz aşımı zararlıdır. Yine bu odada sergilenen Böğürtlen kökü de idrar arttırıcı özelliği olup kan akışını rahatlatıp kalp damarlarını genişletici özelliğe sahiptir

Burada sergilenen ürünlerden bazılarını mutfak ekibimiz sizler için içecek olarak hazırladı. Bu içeceklerden seçtiğiniz birini ikram olarak alabilirsiniz. Bu konuda ilgili arkadaşlarımız size yardımcı olacaklardır.

Bu oda da Hatay doğalından toplanan birçok tıbbi ve aromatik bitkiye ev sahipliği yapmaktadır. Odada çiçek desenlerinden oluşan birçok el emeği göz nuru tablolar dikkat çekmektedir. Her biri ayrı bir bitkiyi çiçeği temsilen yapılmış bu nadide eserlerde bu odaya ayrı bir renk katmıştır.

Bu bölümde yine en çok dikkat çeken bitkiler arasında Abdest Bozan Otu, Meyan Kökü gibi bitkiler bulunur. Abdest Bozan Otu, şeker hastalığının tedavisinde olumlu yönleri ile bire bir insülin özelliği gösterirken, Meyan Kökü ise soğuk algınlıklarında mide ağrılarında kullanılmaktadır.

Birçok derde deva olan bitkilerin sergilendiği bu odanın en büyük özelliği ünlü şairlerimizden olan Yunus Emre’nin o muhteşem eserinin sergilenmesidir. Geçmişten günümüze tarihin ilk çağlarından bu yana bitkiler ve çiçekler insan yaşamının her alanında kullanılmakla beraber, şiirlerin de ana teması hep bitki ve çiçekler olmuştur. İnsanlar sevgilerini, aşklarını veya acılarını hep onlarla anlatır. Ozanların atışmalarında, âşıkların dizelerinde hep onlar vardır. Kısacası hayatımızın her safhasında bitkiler vardır.

Yine burada değişik Orkide türlerinden elde edilen Salep yumruları bulunmaktadır. Salep kış aylarında en çok tüketilen içecek olup antibakteriyel etkisinden dolayı bademcik enfeksiyonlarında antibiyotik olarak kullanılmaktadır. Ayrıca Fesleğende hem bitki çayı olarak, hem de yemeklerde kullanılabilen bir bitki olup, sindirim sisteminde etkilidir.


Bizim kültürümüzde tabiatın ve çiçeklerin yeri bambaşkadır. İnsanımız tarihin bilinen en eski çağlarından bu yana bitkileri ve çiçekleri her zaman hayatın bir parçası olarak görmüş ve onlara saygının ifadesi olan birçok yorumlar getirmiştir. Bizim kadim sanatlarımızın başında çini sanatı gelir. Çini sanatımızda kullanılan desenlerin ana unsuru bitki ve çiçeklerdir.

Bu bölümde Hatay doğasından toplanan 70 ayrı bitki türü, çini çerçeve üzerine işlenmiş klasik çiçek desenleri ile birlikte sunulmuştur. Birbirinden güzel ve ilginç görünüşleri ile sizleri selamlayan bu bitkiler, aynı zamanda insanlar için birer şifa kaynağıdır. Her panonun altında o türe ait botanik özellikleri ile insan sağlığına katkıları belirtilmiştir.

Yine bu odalarda Geven, Mor Geven, Yeşil Ters Lale, Dağ Lalesi, Patlangaç, Ak Yemik, Ak Yonca, Gavur Pancarı, Mor Adaçayı, Topalak, Yaygın Adaçayı gibi Hatay için endemik kabul edilen bitkiler sergilenmektedir.

Salondan görüntüler

  • #
  • #
  • #
  • #
  • #
  • #
  • #
  • #

Bu bölümde Hatay doğasından toplanan 70 ayrı bitki türü, çini çerçeve üzerine işlenmiş klasik çiçek desenleri ile birlikte sunulmuştur. Birbirinden güzel ve ilginç görünüşleri ile sizleri selamlayan bu bitkiler, aynı zamanda insanlar için birer şifa kaynağıdır. Her panonun altında o türe ait botanik özellikleri ile insan sağlığına katkıları belirtilmiştir.

Yine bu odada Aslandişi, Boynubükük, Sarı Süsen, Karamuk, Yara Otu ve Tespih Ağacı gibi Hatay için endemik kabul edilen bitkiler sergilenmektedir.

Salondan görüntüler

  • #
  • #
  • #
  • #

Bu bölümde Hatay doğasından toplanan 70 ayrı bitki türü, çini çerçeve üzerine işlenmiş klasik çiçek desenleri ile birlikte sunulmuştur. Birbirinden güzel ve ilginç görünüşleri ile sizleri selamlayan bu bitkiler, aynı zamanda insanlar için birer şifa kaynağıdır. Her panonun altında o türe ait botanik özellikleri ile insan sağlığına katkıları belirtilmiştir.

Yine bu odada Develik Otu, Ballıbaba, Yeşil Ters Lale, Kum Zambağı ve Ağlayan Gelin gibi Hatay için endemik kabul edilen bitkiler sergilenmektedir.

Salondan görüntüler

  • #
  • #
  • #
  • #
  • #

Bu bölümde Hatay doğasından toplanan 70 ayrı bitki türü, çini çerçeve üzerine işlenmiş klasik çiçek desenleri ile birlikte sunulmuştur. Birbirinden güzel ve ilginç görünüşleri ile sizleri selamlayan bu bitkiler, aynı zamanda insanlar için birer şifa kaynağıdır. Her panonun altında o türe ait botanik özellikleri ile insan sağlığına katkıları belirtilmiştir.

Yine bu odada Çayırsedefi, İğneli Adaçayı, Mor Adaçayı, Hatmi Gülü ve Gercimek gibi Hatay için endemik kabul edilen bitkiler sergilenmektedir.

Salondan görüntüler

  • #
  • #
  • #
  • #
  • #
  • #
  • #
  • #

HÜLASA

Hani atasözü ve deyimlerimiz vardır, “Yüzlerce cilt kitaba bedel” diye. Bir cümlede bir hayatı özetleyiverir. Onlara “sözün özü” deriz. Bitkilerde öyledir. Onlarda da birçok unsur bir aradadır. Sonra onları da işleye işleye özün özüne ulaşırız. İşte burası bitkiden elde edilen en son ürünlerden oluşur. Biz bunlara uçucu yağ veya esans deriz. Bu bölümde bitkilerin hülasası, sizler için sergilendi. Gördüğüz kavanozların içindeki az miktardaki yağlar yüzlerce kilo bitkinin işlenmesinden elde edilmiştir. Yine bu müzeye özgü yapılmış olan, çini sanatımıza ait eşsiz bir tabloda sergilenmektedir. Ayrıca birçok ünlü şairlerimizden bitki çiçek temalı şiirlerine de yer verilmiştir.

Müzemizi gezdikten sonra anı defterimizde duygularınızı bizimle paylaşmak ister misiniz?